49. Ergenekon Duruşması
Örgüt üyesi olarak, tetikçi grubunda yer aldığı öne sürülen Abdülmuttalip Tonçer, “Güneydoğu’daki faili meçhul cinayetlerin yüzde 100’ü PKK tarafından gerçekleştirilmiştir. Millet cahil, okumamış buna inanıyor” dedi. Tonçer, Güneydoğu’da birçok operasyona katıldığını, devlete hizmet ettiğini de söyledi.
Ergenekon davasının 49. oturumunda savunma yapan tutuklu sanık PKK itirafçısı Abdülmuttalip Tonçer, JİTEM’de faaliyet gösterdiği iddialarını yalanlayarak “JİTEM diye bir şey yoktur. Jandarma istihbaratının kısa adı JİT vardır” dedi. Gerçek kimliğinin iddianameyle açıklandığını, can güvenliğinin olmadığını söylen Tonçer, soruşturma savcılarının kendisine “Güneydoğu’da illegal faaliyet yürüten komutanların ismini ver seni örgüte katmayalım” teklifinde bulunduklarını öne sürdü. Örgüt üyesi olarak, tetikçi grubunda yer aldığı öne sürülen Tonçer, “Güneydoğu’daki faili meçhul cinayetlerin yüzde yüzü PKK tarafından gerçekleştirilmiştir. Millet cahil, okumamış buna inanıyor. PKK hemen diyor ki, bu insanları devlet öldürdü.” dedi. Tonçer, “Teslim olduktan sonra devletin bana yaptığı iyiliği bir görün” diyerek, 1997 yılındaki düğün töreninin video görüntülerini LCD ekrandan mahkeme heyetine izletti.
‘Ergenekon’u duymadım’
Görev yaptığı dönemden pek çok komutan tanıdığını ancak 7 yıldır hiçbiriyle görüşmediğini söyleyen Tonçer, “Komutanımın beni tanıması suç değil ki?” dedi. İtirafçı Abdülkadir Aygan ve “yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım ile hiç yüz yüze gelmediğini söyleyen Tonçer, bu kişilerin isimlerini medyadan duyduğunu ifade etti. JİTEM’le faaliyetlere katıldığı yönündeki iddiaları yalanlayan Tonçer, “1993 Ekim ayında PKK’den yeni ayrılmıştım. Diyarbakır Cezaevi’ndeydim. JİTEM diye bir şey yok. Jandarma İstihbaratı’nın kısa adı JİT var” diye konuştu. Ergenekon diye bir örgütten haberdar olmadığını söyleyen Tonçer şöyle devam etti: “Savcılar Mehmet Ali Pekgüzel ve Zekeriya Öz bana ‘10 yıl TSK ile PKK’ye karşı mücadele ettin. TSK’nin bölgede yaptığı kanun dışı olayları anlat, komutanların ismini ver. Seni Ergenekon örgütüne katmayız’ dediler. Şok oldum. Böyle şeylere tanık olmadığımı söyledim. ‘Seni koruruz, gizli tanık ol’ dediler. Tekliflerini reddettiğim için Ergenekon soruşturmasına dahil edildim.”
Tonçer, 2005’te İstanbul’da PKK’lilerin saldırısına uğradığını belirterek, iddianameyle gerçek isminin ve adresinin deşifre olduğunu, savcıların bunu yaparak suç işlediklerini ifade etti. Tutuklu sanık Kemal Kerinçsiz söz alarak mahkemenin, MİT’ten gelen Ergenekon şemasının açıklanmasını istedi. Kerinçsiz, Ümraniye’de bulunan bombalar üzerine yapılacak bilirkişi incelemesinin ertelenmesine tepki gösterdi.
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın mahkemeye gönderdiği yazıda, Veli Küçük’ün görev yaptığı tarihte jandarma bölgesinde 4 faili meçhul cinayetin bulunduğu bildirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün gönderdiği yazıda da kara para konusunda hazırlanmış ve adı “Ergenekon” olan bir rapor bulunmadığı kaydedildi. Emniyet’ten gelen bir diğer yazıda da Tuncay Güney’in 2007 ve 2008 yıllarında Türkiye’ye giriş-çıkış yapıp yapmadığına ilişkin soruya yanıt verildi. Mahkeme başkanı gelen dokümanların Alpaslan Evrenesoğlu’na ait olduğunu, belirtilen tarihlerde yapılan giriş çıkış görüntülerinde de Evrenesoğlu’nun olduğunu belirtti. Mahkeme heyeti, şemadaki isimlerin açıklanması istemini reddetti.
Mahkeme ayrıca Vedat Yenerer’e ait emanetteki tüfek ile ilgili olarak Adli Tıp Kurumu’nda saptanan bulgular ile daha önceki kriminal bulgular arasında farklılık bulunduğundan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’ne silahın gönderilerek açıklayıcı rapor aldırılmasını kararlaştırdı.
6 Şubat 2009