Arşiv

Archive for Ocak, 2009

Yoksa seçim yatırımı mı?

Davos’ta olanlar insanların kafasını karıştırdı.

Genel olarak İsrail’e verilen tepkiden insanlar memnun.

Nasıl olmasın? Çoluk çocuk demeden katliam yapacaksın, tüm dünya sana gıkını çıkaramayacak.

Ama eğer durumu sakın kafa ile düşünürsek, aslında Tayyip’in bu yaptıklarının arkasında başka bir sebep var.

O da yaklaşan yerel seçimler.

Neden böyle diyoruz? Sebebi basit.

4 Temmuz 2003′de ne oldu?

Kuzey Irak’ta bulunan Türk Askerinin başına Amerikalı askerler tarafından çuval geçirildi.

Olay duyulunca büyük gürültü koptu. AKP’lileri ise aldı bir telas, “Nasıl yapsakta Amerikamızı korusak?”.

Halk diyor ki “Amerika özür dilesin”, dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ilginç birşey uyduruyor “Büyük devletler özür dilemez”

Halk diyor ki “Amerika’ya Nota verin”, Recep Tayyip Erdoğan diyor ki “bu müzik notası mı verilsin?”

O zaman sesilerini çıkarmadılar, çünkü en yakın seçime 1 yıl vardı.

Kendi askeri için sesini çıkarmayanların, bugün Kasımpaşalılıkları tutuyor.

Piyasaya kaset sürmek

İşler çok ilginç bir hal almaya başladı.

Uzmanı değiliz ama, kasetlerin çoğu ortam dinleme gibi geliyor. Pırıl pırıl ses kayıtları.

Kim bu kayıtları yapıyorsa, elinde belli ki çok değerli, kimsenin alamayacağı alet-edevata sahip.

Daha çok devlet istihbaratlarının yapabileceği işler gibi görünüyor.

Kasetler hazırlanıyor, Amerika’da birilerinin üzerine kayıtlı siteler üzerinden piyasaya sürülüyor.

Sürülen kasetlerin hep Ordu mensuplarına ve AKP muhaliflerine ait olması ilk dikkat çeken nokta.

İkinci nokta, Zaman, Star, Yeni Şafak gibi gerici, Amerikancı, yandaş medyanın olaylardan aynı anda haberdar edilmesi ve aynı gün haberlerini yapmaları.

BOP projesinin önündeki engellerden biri Ordu, haliyle Amerikanın çıkarları ilede çakışıyor.

BOP Esbaşkanı ise Tayyip.

Ne yapılacak BOP projesi ile? Kürdistan kurulacak, Güney Doğu Anadolu buraya bağlanacak. (Devamı varda, bizi direk ilgilendiren kısmı burası)

Bu durumda, böyle kasetlerin hazırlanıp, Amerikadan yandaş medyaya servis yapılması daha bir anlaşılıyor gibi.

NTV’den “Özür” şaşırtması

Dün gece gözlerden kaçan bir başka nokta ise, NTV tarafından piyasaya sürülen “Peres ile Tayyip Erdoğan 5 dakikaya yakın bir telefon görüşmesi yaptı, Peres Erdoğan’dan özür diledi” bilgisiydi.

Olaydan sonra Peres’in özür dilediği bilgisi pek mantıklı gelmemişti bana. Zaten NTV’nın canlı yayınına katılan İsrailli gazetecilere sorulduğunda, bunu doğrulamıyorlardı.

Biraz beklemekte fayda vardı.

Ertesi gün İngiliz, Amerikan, Alman gazetelerine söyle bir göz attınca, bizim Dışişleri çalışanlarının NTV’yi fena kandirdiği ortaya çıkıyordu.

Çünkü Peres’in Erdoğan’dan özür dilediğine dair, hiç bir bilgi veya bulgu yoktu.

Belliki Tayyip’in uyanık çalışanları, etrafa “bizden özür dilediler”i yayip, kendilerini Türkiye halkı ve gazeteciler gözünde haklı duruma getirmeye çalışmışlardı. Bunun etkilerinide haber yayıldıktan sonra açıklama yapan gazetecilerin kurduğu cümlelerde görmek mümkündu.

NTV burada Başbakanın özel dezinformation kanalı rolünü oynamıştı.

Tebrikler NTV.