Şansa bakın, Yeni Şafak kurşunlanmış
Dün Yeni Şafak ile ilgili yazı yazdık, bugün Yeni Şafak binasına kurşun gelmiş. Şansa bak. Bizden bilmeseler bari.(bkz Yeni Safak’in kursunlanmasi)
Son zamanlarda Yeni Şafak gazetesinin misyonu belli. Gider AKP’den aldıkları emirler ile kendilerine Emniyet Müdürlüğü’ndeki Fethullahçılar tarafından servis edilmiş yasal olmayan, %99′un hiç bir hukuki suçu olmayan dinlemeleri, telefon görüşmelerini allayıp pullayıp piyasa sürer. Onların yayınladığı şeylere karşı gelen her kişi onlar için “laiktir, Ergenekon’dür”, “Ergenekon soruşturmasını hafifletmeye çalışan kişidir”.
Tabi bu gelişmeler üzerine bir süredir konuşuluyordu, bu gazetenin yaptığı hukuksuzluklara kim dur diyecek diye. Sağolsun işleri başından aşkın olan savcılarımızın ve emniyetin bu yasadışı elde edilmiş verilerle ilgili hiç bir yaptırımı, sorgusu sualı olmuyordu. Nasıl olsun, onlar Atatürkçü Düşünce Derneklerine, enflasyon rakamları yanlıştır diyen ATO başkanının makamlarına baskınlar ile meşguldürler.
Kendisinin yaptıkları artık iyiden iyiye ifşa olunca, Yeni Şafak gazetesininde binasına bişeyler olmasının vakti geliyordu. Basit bir stratejidir bu, bilmeyenler için anlatalim. Sen gazeteyi kurarsın, aldığın emirler ile herşeyi yalan yanlis, iftiralarla dolu şekilde yazar önüne gelene saldırırsın. Derken 3-5 kişi sormaya başlar, “iyide bunlar bu belgeleri nereden buluyor?”, “savcıdan önce bu belgeler nasıl oluyorda Yeni Şafak’ın eline geçiyor?” diye. İşte o an bu işlerden sıyrılmak için, sana saldırılıyormuş gibi yaparsın, yaptırtırsın. Sonrada mazlumu oynayıp, “işte Ergenekon”, “başın özgürlüğüne saldırıdır bu”, “hakılıyz biz, bizi susturmak istiyorlar” diye ortalığı yakar yıkar, hem reklamını yaparsın, hemde olası tarafsız kişileri kendi tarafına çekersin.
Hatta size daha önce yaşanmış bir örnek vereyim. Yine yalancılığı ile meşhur olan, Soros destekli Taraf Gazetesi, Ordu’nun kendi askerlerini öldürttüğü gibi birşey uydurmuştu. Tabi buna toplumun her kesiminden tepki büyüktü. Çünkü bu yalanların en aşağılıklarından biriydi. Baktılar tepki büyük, hemen kendilerini geri çekip, Askeri Savcılık gazetemize baskın yapacak diyerek, binalarının önünde nöbet tutmaya başladılar, en önde de Taraf Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan. Tabi gelen giden olmadı. Ama Taraf Gazetesi istediğini elde etti, “baskıcı Ordu”, “yazdıklarımız birilerini rahatsız ediyor, demek ki doğru yoldayız”, “nerede başın özgürlüğü” gibi mesajlar verildi. (Bkz. NTV)